Bir çalışan kendisine verilen her işi, koşullar ne olursa olsun yapmak zorunda değildir. Özellikle ciddi ve yakın hayati tehlike bulunan durumlarda 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çalışana belirli şartlarla çalışmaktan kaçınma hakkı tanır.
Tuzla’da bir site görevlisinin temizlik amacıyla girdiği foseptik çukurunda hayatını kaybetmesi, bu hakkın neden yalnızca teorik bir hukuk kuralı olmadığını bir kez daha gösterdi. Foseptik çukuruna giriş; sıradan temizlikten farklı olarak oksijen yetersizliği, zehirli ve yanıcı gazlar, boğulma, düşme ve kontrolsüz kurtarma gibi ölümcül riskleri aynı anda barındırabilen bir kapalı alan çalışmasıdır.
Günlük dilde “işi reddetme hakkı” denilse de 6331 sayılı Kanundaki hukuki kavram çalışmaktan kaçınma hakkıdır. Bu hak her istenmeyen görev için değil, Kanunda belirtilen ciddi ve yakın tehlike koşullarında gündeme gelir.
Tuzla’daki foseptik olayı neden önemli?
Anadolu Ajansının 18 Ağustos 2026 tarihli haberine göre İstanbul’un Tuzla ilçesindeki bir sitede görevli çalışan, temizlik amacıyla girdiği foseptik çukurunda hayatını kaybetmiştir.
Ancak ölümün kesin mekanizması konusunda adli ve teknik inceleme sonuçları bilinmeden;
- “gazdan zehirlendi”,
- “oksijensizlikten öldü”,
- “kimyasal reaksiyon oldu”
şeklinde kesin hüküm kurmak doğru değildir.
İş sağlığı ve güvenliği açısından sorulması gereken temel soru şudur:
Foseptik çukuruna girmek neden tehlikelidir?
Foseptik çukurları ve kanalizasyon sistemleri, doğal hava dolaşımının sınırlı olabildiği kapalı alanlardır.
Dışarıdaki havanın güvenli olması içerideki atmosferin de güvenli olduğu anlamına gelmez.
Foseptik veya benzeri kapalı alanlarda aynı anda;
- oksijen yetersizliği,
- hidrojen sülfür gibi zehirli gazlar,
- metan gibi yanıcı ve patlayıcı gazlar,
- biyolojik etkenler,
- kimyasal reaksiyonlar,
- düşme,
- boğulma,
- elektriksel veya mekanik tehlikeler
bulunabilir.
İçerideki havanın güvenli olduğu gözle anlaşılır mı?
Hayır.
Bir çalışan kapağı açıp içeri baktığında ortamda yeterli oksijen bulunup bulunmadığını veya zehirli gaz seviyesini gözleriyle anlayamaz.
Koklamak da güvenilir bir yöntem değildir.
Hidrojen sülfür neden özellikle tehlikelidir?
Hidrojen sülfür (H₂S), kanalizasyon ve organik atıkların bulunduğu ortamlarda ortaya çıkabilen renksiz ve son derece tehlikeli bir gazdır.
Düşük seviyelerde çürük yumurtayı andıran bir koku fark edilebilir. Ancak koku alma duyusu kısa sürede yorulabileceği veya etkisizleşebileceği için;
“Artık koku almıyorum, demek ki gaz kalmadı.”
son derece tehlikeli bir çıkarımdır.
Yüksek H₂S maruziyetleri bilinç kaybı, solunum baskılanması, koma ve ölüm gibi sonuçlara yol açabilir.
Oksijen yetersizliği tek başına ölümcül olabilir
Kapalı alandaki tehlikenin mutlaka zehirli bir gaz olması gerekmez.
Ortamdaki oksijen seviyesi yaşamı sürdürebilecek düzeyin altına düşmüş olabilir.
Bu durumda çalışan herhangi bir zehirli gaz etkisi olmadan da;
- baş dönmesi,
- bilinç bozukluğu,
- koordinasyon kaybı,
- bilinç kaybı
yaşayabilir.
Ardından çalışan düşebilir, başını çarpabilir, atık suya düşebilir veya solunumu durabilir.
Bu nedenle kapalı alan ölümünün sebebini yalnızca “gaz zehirlenmesi” şeklinde açıklamak teknik olarak doğru değildir.
Bir foseptik kazasında hangi sorular sorulmalıdır?
İş kazası incelemesinde yalnızca çalışanın davranışına bakılmamalıdır.
En az şu sorular araştırılmalıdır:
- Girişten önce oksijen seviyesi ölçüldü mü?
- Hidrojen sülfür ölçümü yapıldı mı?
- Metan ve diğer yanıcı gazlar değerlendirildi mi?
- Atmosfer yalnızca başlangıçta mı, çalışma boyunca da mı izlendi?
- Mekanik havalandırma uygulandı mı?
- Çalışanın kapalı alan eğitimi var mıydı?
- Bu iş için özel görevlendirme yapılmış mıydı?
- Kullanılan solunum koruyucu doğru tipte miydi?
- Dışarıda gözcü bulunuyor muydu?
- İçerideki kişiyi girmeden kurtarabilecek sistem hazır mıydı?
- Kesintisiz haberleşme var mıydı?
- Temizlik kimyasalları kullanılmış mıydı?
- Kanalizasyon sistemine daha önce hangi kimyasalların dökülmüş olabileceği değerlendirildi mi?
Bu sorular cevaplanmadan “çalışan dikkatsizdi” sonucuna ulaşmak, olayın yönetimsel ve teknik nedenlerini gözden kaçırabilir.
Temizlik kimyasalları riski artırabilir mi?
Evet.
Örneğin çamaşır suyunun aktif maddesi olan sodyum hipoklorit, bazı asit içeren ürünlerle temas ettiğinde tehlikeli klor gazının açığa çıkmasına neden olabilir.
Amonyak içeren ürünlerle karıştırılması ise tehlikeli kloraminlerin oluşmasına yol açabilir.
Bu tür kimyasal reaksiyonlar havalandırması zayıf kapalı alanlarda daha ciddi sonuçlar doğurabilir.
Çamaşır suyu başka temizlik ürünleriyle gelişigüzel karıştırılmamalıdır.
Gaz maskesi takmak tek başına yeterli midir?
Hayır.
“Gaz maskesi taksaydı sorun olmazdı” yaklaşımı teknik olarak yanlıştır.
Her solunum koruyucu her tehlikeye karşı korumaz.
Özellikle oksijen yetersizliği bulunan bir ortamda filtreli maske;
- ortama oksijen eklemez,
- oksijen eksikliğini ortadan kaldırmaz,
- bilinmeyen bütün gazlara karşı koruma sağlamaz.
Konsantrasyonu bilinmeyen veya yaşam ve sağlık açısından derhal tehlikeli atmosferlerde uygun bağımsız hava beslemeli solunum koruma sistemleri gerekebilir.
Bu nedenle doğru soru yalnızca;
“Maske var mıydı?”
değil;
“Atmosfer ölçüldü mü, oksijen yeterli miydi, hangi gaz vardı ve kullanılan solunum koruyucu o tehlikeye uygun muydu?”
olmalıdır.
İşveren çalışanı foseptik çukuruna gönderebilir mi?
Bir işverenin çalışanına görev verebilmesi, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa göre işveren;
- çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamak,
- mesleki riskleri önlemek,
- risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmak,
- gerekli eğitim ve bilgiyi sağlamak,
- uygun araç ve ekipmanı temin etmek,
- çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu dikkate almak
zorundadır.
Ayrıca yeterli bilgi ve talimat almayan çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi sağlanmalıdır.
Dolayısıyla;
“Sen site görevlisisin, aşağı in temizle.”
şeklindeki bir talimat, gerekli risk değerlendirmesi ve güvenlik koşulları sağlanmadan tek başına yeterli değildir.
Çalışanın işi reddetme hakkı var mı?
Günlük dilde “işi reddetme hakkı” denilse de 6331 sayılı Kanunun kullandığı teknik kavram çalışmaktan kaçınma hakkıdır.
Kanunun 13’üncü maddesine göre ciddi ve yakın tehlikeyle karşı karşıya kalan çalışan;
- İSG kuruluna, kurul yoksa işverene başvurabilir.
- Durumun tespit edilmesini ve gerekli tedbirlerin alınmasını isteyebilir.
- Talebi uygun bulunursa gerekli tedbirler tamamlanana kadar çalışmaktan kaçınabilir.
- Bu dönemde ücret ve diğer hakları korunur.
Tehlike önlenemez durumdaysa çalışan ne yapabilir?
Daha kritik durumlarda Kanun çalışana daha doğrudan bir koruma sağlar.
Ciddi ve yakın tehlike önlenemez durumdaysa çalışan, yukarıdaki başvuru prosedürünü beklemeden;
- işyerini veya tehlikeli bölgeyi terk edebilir,
- belirlenen güvenli yere gidebilir.
Kanun, bu hareket nedeniyle çalışanın haklarının kısıtlanamayacağını açıkça düzenler.
Çalışmaktan kaçınma hakkı her istenmeyen görevde kullanılabilir mi?
Hayır.
Çalışanın bir işi yapmak istememesi ile 6331 sayılı Kanundaki çalışmaktan kaçınma hakkı aynı şey değildir.
Kanundaki hak, ciddi ve yakın tehlike koşuluna bağlanmıştır.
Dolayısıyla hukuki değerlendirmede;
- işin çalışanın görevi olup olmadığı,
- çalışma koşullarında esaslı değişiklik bulunup bulunmadığı,
- işin sağlık ve güvenlik açısından taşıdığı risk,
- gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı
ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Apartman görevlisinin görevleri neleri kapsar?
Konut Kapıcıları Yönetmeliğine göre kapıcı veya apartman görevlisinin görevleri arasında;
- ortak alanların ve tesislerin temiz tutulması,
- çöplerin toplanması,
- bahçe düzenleme ve bakımı,
- bazı tesislerin çalıştırılması,
- iş veya toplu iş sözleşmesinde belirlenen diğer görevlerin yerine getirilmesi
bulunabilir.
Bu nedenle “apartman görevlisi yalnızca merdiven temizleyebilir” şeklinde mutlak bir hukuki yorum doğru değildir.
Ancak bundan;
“Ortak alanları temizliyor, dolayısıyla foseptik çukuruna da girmek zorundadır.”
sonucu çıkmaz.
Foseptik içerisine giriş, sıradan yüzey temizliğinden çok farklı tehlikelere sahip özel bir kapalı alan faaliyetidir.
İş sözleşmesinde yazıyorsa çalışan tehlikeli işi yapmak zorunda mı?
Hayır. Bir görevin iş sözleşmesinde bulunması iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz.
İş Kanununun 22’nci maddesi çalışma koşullarındaki esaslı değişikliklere ilişkin ayrıca kurallar getirir.
Ancak daha temel nokta şudur:
Görevi veren kişiye hapis cezası verilebilir mi?
Bu konuda dikkatli bir hukuki ayrım yapılmalıdır.
Bir çalışana görev alanı dışında iş verilmesi tek başına otomatik olarak hapis cezası anlamına gelmez.
Ancak gerekli güvenlik tedbirleri alınmadan tehlikeli bir iş yaptırılması sonucunda ölüm veya yaralanma meydana gelirse, olayın özelliklerine ve kişilerin kusur durumuna göre ceza sorumluluğu gündeme gelebilir.
Türk Ceza Kanununun 85’inci maddesine göre taksirle bir kişinin ölümüne neden olunması hâlinde iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.
Fiil;
- birden fazla kişinin ölümüne veya
- ölümle birlikte bir veya daha fazla kişinin yaralanmasına
neden olmuşsa ceza iki yıldan on beş yıla kadar çıkabilir.
Bilinçli taksir gündeme gelebilir mi?
Kişinin tehlikeli sonucu öngördüğü hâlde sonucun meydana gelmeyeceğine güvenerek davranmaya devam ettiği somut olaylarda bilinçli taksir tartışması gündeme gelebilir.
Bilinçli taksir kabul edilmesi durumunda taksirli suça ilişkin ceza, Türk Ceza Kanununun 22’nci maddesi uyarınca üçte birden yarısına kadar artırılabilir.
Ancak bir olayda;
- kimin görev verdiği,
- tehlikenin kimler tarafından bilindiği,
- risk değerlendirmesinin bulunup bulunmadığı,
- eğitimin verilip verilmediği,
- ekipman sağlanıp sağlanmadığı,
- denetim sorumluluğunun kimde olduğu,
- ihmalle meydana gelen sonuç arasındaki nedensellik
savcılık, bilirkişi incelemeleri ve mahkeme tarafından somut olay özelinde değerlendirilir.
“Görevi dışında iş vermenin doğrudan hapis cezası vardır” değil; gerekli güvenlik önlemleri alınmadan tehlikeli bir iş yaptırılması sonucu ölüm meydana gelirse sorumlular bakımından taksirle öldürme dâhil ceza sorumluluğu gündeme gelebilir.
Foseptik temizliğinde doğru yöntem nedir?
İş sağlığı ve güvenliğinde ilk tercih çalışanı tehlikeli ortama sokmak değil, mümkünse işi insan girişi olmadan gerçekleştirmektir.
Bu nedenle foseptik boşaltma ve temizleme çalışmalarında mümkün olan durumlarda;
- vidanjör,
- vakum sistemi,
- uzaktan müdahale ekipmanları,
- uygun mekanik sistemler
tercih edilmelidir.
Kapalı alana insan girişinin gerçekten zorunlu olması hâlinde ise sıradan temizlik prosedürü yeterli değildir.
Kapalı alana girişten önce neler hazırlanmalıdır?
- Kapalı alan risk değerlendirmesi
- Giriş prosedürü ve gerekli izin sistemi
- Oksijen ölçümü
- Hidrojen sülfür ölçümü
- Diğer olası toksik gazların değerlendirilmesi
- Yanıcı/patlayıcı atmosfer ölçümü
- Gerekli mekanik havalandırma
- Çalışma boyunca atmosfer takibi
- Tehlikeye uygun solunum koruyucu
- Uygun emniyet ve geri alma sistemi
- Dışarıda eğitimli gözcü
- Kesintisiz haberleşme
- Kapalı alan eğitimi almış çalışan
- Acil durum ve kurtarma planı
İş dışarıdan güvenli biçimde tamamlanabiliyorsa önce bu seçenek değerlendirilmelidir.
Kapalı alan kurtarmasında en büyük hata nedir?
Kapalı alan kazalarında ikinci ve üçüncü ölümlerin önemli nedenlerinden biri hazırlıksız kurtarma girişimleridir.
İçerideki çalışanın yere düştüğünü gören başka bir kişi refleksle onun arkasından çukura girebilir.
Ancak ilk kişinin neden düştüğü bilinmiyorsa aynı atmosfer kurtarmaya giren kişiyi de etkileyebilir.
Bu nedenle;
Eğitimsiz kişilerin aynı tehlikeli atmosfere kontrolsüz biçimde girmesi, tek kazazedeli olayı birden fazla ölümlü kazaya dönüştürebilir.
Site ve apartman yönetimlerinin çıkarması gereken ders
Bir çalışanın unvanında;
- temizlik görevlisi,
- kapıcı,
- site görevlisi,
- teknik personel
yazması o kişiye risk düzeyi ne olursa olsun her görevin yaptırılabileceği anlamına gelmez.
Yer silmekle foseptik içine girmek aynı çalışma değildir.
Çöp toplamakla oksijen yetersizliği ihtimali bulunan bir kapalı alanda çalışmak aynı risk seviyesinde değildir.
Basit bakım yapmakla zehirli ve yanıcı gaz bulunabilecek bir ortama girmek aynı yeterliliği gerektirmez.
İşin adı “temizlik” olabilir. Ancak işin tehlikesi, adından çok daha büyük olabilir.
Çalışana görev verirken sorulması gereken üç soru
- Bu iş çalışanın görevi ve yetkinliği kapsamında mı?
- Çalışan bu işi güvenli yapabilecek eğitim ve yeterliliğe sahip mi?
- Bu iş mevcut koşullarda güvenli biçimde yapılabilir mi?
Bu sorulardan herhangi birinin cevabı “hayır” ise çalışma yeniden planlanmalıdır.
Çalışanın işi reddetme hakkı konusunda kısa sonuç
Çalışanın her görevi keyfî biçimde reddetme hakkından söz edilemez.
Ancak ciddi ve yakın bir tehlike söz konusuysa 6331 sayılı Kanun çalışana çalışmaktan kaçınma hakkı tanır.
Tehlikenin önlenemez olduğu durumda çalışan tehlikeli bölgeyi terk edip güvenli yere geçebilir ve bu nedenle hakları kısıtlanamaz.
Sonuç:
Ciddi ve yakın hayati tehlike karşısında çalışmaktan kaçınmak “işten kaçmak” değildir; kanunun çalışanı korumak amacıyla tanıdığı bir haktır.
İşverenin veya yöneticinin görevi ise işi ne pahasına olursa olsun yaptırmak değil, işin insan hayatını tehlikeye atmadan yapılmasını sağlamaktır.
Sık Sorulan Sorular
Çalışan tehlikeli işi reddedebilir mi?
Ciddi ve yakın tehlike bulunması hâlinde 6331 sayılı Kanunun 13’üncü maddesindeki şartlarla çalışmaktan kaçınma hakkı kullanılabilir.
Çalışan işi reddederse maaşı kesilir mi?
Kanundaki usule uygun biçimde çalışmaktan kaçınma hakkının kullanıldığı durumda gerekli tedbirler alınana kadar çalışanın ücret ve diğer hakları saklıdır.
Hayati tehlike varsa önce işverenden izin almak gerekir mi?
Ciddi ve yakın tehlikenin önlenemez olduğu durumda çalışan başvuru prosedürünü beklemeksizin tehlikeli bölgeyi terk ederek güvenli yere gidebilir.
Apartman görevlisi foseptik temizlemek zorunda mı?
Kapıcının veya site görevlisinin ortak alan ve tesislere ilişkin görevleri bulunabilir. Ancak foseptik içine giriş sıradan temizlikten farklı ve özel riskli bir kapalı alan çalışmasıdır. Görev tanımı, eğitim, yeterlilik ve gerekli İSG tedbirleri birlikte değerlendirilmelidir.
Foseptik çukuruna gaz maskesiyle girmek yeterli mi?
Hayır. Önce atmosfer ölçülmelidir. Oksijen yetersizliği veya bilinmeyen/çok tehlikeli bir atmosfer söz konusuysa filtreli gaz maskesi yeterli koruma sağlamaz.
Foseptikte koku yoksa ortam güvenli midir?
Hayır. Hidrojen sülfürde koku duyusu güvenilir bir alarm yöntemi değildir ve oksijen yetersizliği zaten kokuyla anlaşılamaz.
İçerideki çalışan bayılırsa arkasından girilebilir mi?
Uygun kapalı alan kurtarma eğitimi, ekipmanı ve solunum koruması olmadan kontrolsüz şekilde içeri girilmemelidir. Aynı atmosfer kurtarmaya giren kişiyi de etkileyebilir.
Tehlikeli işe gönderen yönetici doğrudan hapis cezası alır mı?
Görev vermek tek başına otomatik hapis cezası doğurmaz. Ancak güvenlik tedbirlerinin alınmaması sonucunda ölüm veya yaralanma meydana gelirse kusur, nedensellik ve somut olayın özelliklerine göre cezai sorumluluk gündeme gelebilir.
Kaynaklar
- Anadolu Ajansı – İstanbul’da site görevlisinin foseptikte hayatını kaybetmesine ilişkin 18 Ağustos 2026 tarihli haber
- 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, özellikle Madde 4, 10, 12 ve 13
- Konut Kapıcıları Yönetmeliği
- 4857 Sayılı İş Kanunu, Madde 22
- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu, Madde 22 ve 85
- NIOSH/CDC – Kapalı Alanlarda Güvenli Çalışma kaynakları
- NIOSH – Hydrogen Sulfide, Pocket Guide to Chemical Hazards
- CDC – Hipoklorit ve temizlik kimyasallarının güvenli kullanımına ilişkin kaynaklar
Hukuki ve teknik not: İçerik 24 Ağustos 2026 itibarıyla erişilebilen kaynaklar esas alınarak hazırlanmıştır. Somut bir olayda iş hukuku ve ceza sorumluluğu; görev tanımı, alınan tedbirler, tarafların kusuru, teknik incelemeler ve nedensellik bağına göre ayrıca değerlendirilir. Kapalı alan çalışmaları ise işyerine özgü risk değerlendirmesi ve profesyonel güvenlik planlaması gerektirir.