Deprem Acil Durum Planı: Tehlike Avı ve Hazırlık Rehberi

Depreme hazırlık yalnızca bir deprem çantası hazırlamak veya deprem sırasında ne yapılacağını bilmek değildir. Etkili hazırlık; binanın güvenliğinin değerlendirilmesinden devrilebilecek eşyaların sabitlenmesine, aile bireylerinin nerede buluşacağının belirlenmesinden işyerindeki tahliye organizasyonuna, iletişim yöntemlerinden tatbikatlara kadar birbirine bağlı çok sayıda önlemin birlikte yönetilmesini gerektirir.
İyi hazırlanmış bir deprem acil durum planı, bir klasörde duran belge değil; depremden önce riskleri azaltan, sarsıntı sırasında doğru davranışı mümkün olduğunca otomatik hâle getiren ve deprem sonrasında insanların güvenli biçimde organize olmasını sağlayan yaşayan bir güvenlik sistemidir.
Temel yaklaşım:
Tehlikeyi belirle → Riski azalt → Görevleri tanımla → Doğru davranışı öğret → Planı tatbik et → Eksikleri düzelt → Sistemi güncel tut.

Deprem tehlikesi ile deprem riski aynı şey değildir

Deprem hazırlığının ilk adımı yalnızca “deprem olacak mı?” sorusunu sormak değil, “Deprem meydana geldiğinde bizi ne etkileyebilir?” sorusuna cevap aramaktır.
Deprem tehlikesi belirli bir bölgede deprem kaynaklı yer hareketlerinin oluşabilme potansiyeliyle ilişkilidir. Risk ise yalnızca depremin büyüklüğüne bağlı değildir.
Sonucu;

  • binanın özellikleri,
  • zemin koşulları,
  • yapı içerisindeki tehlikeler,
  • insan sayısı ve kullanım şekli,
  • kritik tesisler ve ekipmanlar,
  • hazırlık düzeyi,
  • müdahale kapasitesi

gibi çok sayıda unsur etkileyebilir.
Aynı yer hareketine maruz kalan iki binanın sonucu aynı olmayabilir. Aynı binada faaliyet gösteren iki işletmenin bile riskleri farklı olabilir. Birinde ağır makineler, yüksek raflar ve kimyasallar bulunurken diğerinde ağırlıklı olarak masa başı çalışma yapılabilir.

Yapısal güvenlik ile yapısal olmayan güvenlik ayrımı

Deprem güvenliği iki ayrı katmanda düşünülmelidir:

  1. Yapısal güvenlik: Binanın taşıyıcı sisteminin deprem etkileri karşısındaki performansı.
  2. Yapısal olmayan güvenlik: Dolap, raf, cam, makine, tavan elemanı, tesisat, aydınlatma ve ekipman gibi unsurların oluşturduğu risklerin azaltılması.

Önemli: Evde veya işyerinde yapılan tehlike avı, binanın taşıyıcı sisteminin depreme dayanıklı olup olmadığını göstermez. Kolon, perde, temel ve yapısal performans konusunda değerlendirme yetkin mühendislik incelemesi gerektirir.
Dolapları sabitlemek son derece yararlı olabilir; ancak yapısal açıdan riskli bir binayı güvenli hâle getirmez. Bunun tersi de geçerlidir: yapısal olarak güvenli bir binada devrilen raflar, camlar veya ekipmanlar ciddi yaralanmalara yol açabilir.

Depremde tehlike avı nedir?

Deprem tehlike avı; evde, okulda veya işyerinde sarsıntı sırasında devrilebilecek, düşebilecek, kayabilecek, kırılabilecek, yangın çıkarabilecek, kaçış yolunu kapatabilecek veya insanları yaralayabilecek unsurların sistematik olarak belirlenmesidir.
Tehlike avında şu sorular sorulabilir:

  • Bu eşya depremde devrilebilir mi?
  • Üzerindeki malzemeler düşebilir mi?
  • Cam kırıldığında birine ulaşabilir mi?
  • Bu makine veya cihaz hareket edebilir mi?
  • Raftaki ağır malzemeler dışarı fırlayabilir mi?
  • Bu eşya tahliye güzergâhını kapatabilir mi?
  • Elektrik, gaz veya kimyasal kaynaklı ikincil bir tehlike oluşturabilir mi?
  • Sarsıntı sırasında burada güvenli şekilde korunmak mümkün mü?
  • Sarsıntı bittikten sonra buradan güvenli biçimde çıkılabilir mi?

Tehlike avının amacı yalnızca kaç tehlike bulunduğunu saymak değil, bulunan tehlikeleri deprem meydana gelmeden önce ortadan kaldırmaktır.

Evde deprem tehlike avı nasıl yapılır?

Evde tehlike avında oda oda ilerlemek en pratik yöntemlerden biridir.

Salon ve oturma odası

  • Yüksek kitaplık ve dolapların sabitliği kontrol edilmelidir.
  • Televizyon ve büyük elektronik cihazların kayma veya devrilme ihtimali değerlendirilmelidir.
  • Koltukların üzerine düşebilecek ağır raf, tablo veya objeler kaldırılmalıdır.
  • Dolapların üzerindeki ağır dekoratif malzemeler daha güvenli yerlere alınmalıdır.
  • Raflardaki malzemelerin sarsıntıyla düşmesi engellenmelidir.

Yatak odası

Gece meydana gelebilecek bir deprem düşünüldüğünde yatağın konumu özellikle önemlidir.

  • Yatağın yanında devrilebilecek yüksek gardırop bulunmamalıdır.
  • Yatağın üzerinde ağır raf veya dekorasyon elemanları olmamalıdır.
  • Pencere ve büyük cam yüzeylerin konumu değerlendirilmelidir.
  • Yatak yakınında sağlam terlik veya ayakkabı ve el feneri bulundurulabilir.
  • Gözlük kullananlar için gözlük erişilebilir bir noktada tutulabilir.

Mutfak

Mutfak deprem sırasında hem düşen malzemeler hem de yangın ve gaz kaynaklı ikincil olaylar açısından önemlidir.

  • Ağır mutfak gereçleri mümkün olduğunca alt raflarda tutulmalıdır.
  • Dolap kapaklarının açılmasını azaltacak önlemler değerlendirilebilir.
  • Buzdolabı, fırın ve büyük cihazların güvenliği kontrol edilmelidir.
  • Gaz ve elektrik bağlantılarındaki hasarlar giderilmelidir.
  • Doğalgaz, elektrik ve su kesim noktalarının yeri yetişkin aile bireylerince bilinmelidir.

Çocuk odası

  • Kitaplık ve oyuncak dolapları sabitlenmelidir.
  • Ağır oyuncaklar veya dekoratif malzemeler yüksek noktalarda tutulmamalıdır.
  • Çocuğa yaşına uygun biçimde Çök-Kapan-Tutun öğretilmelidir.
  • Sarsıntı sırasında anne veya babaya ulaşmak için odadan koşarak çıkmaması gerektiği anlatılmalıdır.

Banyo ve balkon

  • Ayna, cam duş kabini ve duvara monte ekipmanların bağlantıları kontrol edilmelidir.
  • Balkondaki saksı ve ağır eşyaların düşme riski değerlendirilmelidir.
  • Deprem sırasında balkona çıkılmaması ve pencereden veya balkondan atlanmaması gerektiği bilinmelidir.

Antre ve kaçış yolu

Tahliye güzergâhının deprem sırasında devrilebilecek dolap, ayakkabılık, bisiklet veya başka eşyalarla kapanma ihtimali değerlendirilmelidir.
İnsanlar çoğu zaman “Bina yıkılır mı?” sorusuna odaklanır. Oysa sarsıntı sonrasında çıkış kapısına ulaşmayı engelleyen devrilmiş bir dolap da ciddi bir acil durum problemi oluşturabilir.

İşyerinde deprem tehlike avı nasıl yapılmalıdır?

İşyerindeki deprem tehlike avı evde yapılan değerlendirmeden daha kapsamlı olmalıdır. Riskler işletmenin faaliyet alanına göre önemli ölçüde değişir.
Kurumsal değerlendirmede en az şu unsurlar gözden geçirilmelidir:

  • yapısal olmayan bina elemanları,
  • yüksek dolaplar ve arşiv sistemleri,
  • raf ve depolama sistemleri,
  • makineler ve üretim ekipmanları,
  • basınçlı gaz tüpleri,
  • kimyasal maddeler,
  • elektrik panoları,
  • doğalgaz ve diğer yakıt sistemleri,
  • jeneratörler,
  • acil çıkışlar ve merdivenler,
  • yangın ekipmanları,
  • ilkyardım malzemeleri,
  • veri merkezi ve kritik sunucular,
  • tıbbi cihazlar,
  • yüksek istifler,
  • cam bölmeler,
  • tavana monte ekipmanlar,
  • ziyaretçi ve müşteri alanları,
  • özel gereksinimli kişilerin kullandığı alanlar.

Bir tehlike tespit edildiğinde yalnızca “uygunsuz” yazmak yeterli değildir.
Şu sorular da cevaplanmalıdır:
Kim düzeltecek? → Ne zaman düzeltecek? → Tamamlandığı nasıl doğrulanacak?

Tehlike avında basit bir önceliklendirme sistemi

Kriter Sorulacak soru
Şiddet Gerçekleşirse ne kadar ciddi yaralanma veya hasar oluşturabilir?
Olasılık Deprem sırasında hareket etmesi veya devrilmesi ne kadar olası?
Maruziyet Yakınında ne kadar süre insan bulunuyor?
Müdahale kolaylığı Bu risk bugün kolayca ortadan kaldırılabilir mi?

Amaç karmaşık bir matematik modeli oluşturmak değil, yüksek sonuç doğurabilecek ve kolayca düzeltilebilecek riskleri bekletmemektir.

Aile afet ve acil durum planı nasıl hazırlanır?

Aile afet planının amacı, depremden sonra birbirine ulaşamayan aile bireylerinin ne yapacağını depremden önce belirlemektir.
Plan şu soruları cevaplamalıdır:

  • Çocuk okuldayken deprem olursa kim ilgilenecek?
  • Aile bireyleri eve dönemiyorsa nerede buluşacak?
  • Telefon şebekesi çalışmaz veya yoğunlaşırsa hangi iletişim yöntemi kullanılacak?
  • Yaşlı veya özel gereksinimli aile bireyine kim destek olacak?
  • Evcil hayvanların tahliyesi nasıl yapılacak?
  • Ev kullanılamazsa alternatif buluşma noktası neresi?
  • Şehir dışında ortak irtibat kişisi kim?
  • En yakın resmî toplanma alanı nerede?
  • Evde doğalgaz, elektrik ve su nereden kapatılıyor?

Önemli telefon numaralarının ve buluşma bilgilerinin yalnızca cep telefonunda tutulmaması, yazılı bir kopyasının da bulunması yararlı olabilir.

Afet ve acil durum çantasında neler bulunmalıdır?

Afet çantasının amacı afet sonrası yaşamı konforlu hâle getirmek değil, temel ihtiyaçların karşılanmasına yardımcı olmaktır.
Temel ihtiyaçlar arasında;

  • içme suyu,
  • dayanıklı gıda,
  • önemli belgelerin kopyaları,
  • iklime uygun giysiler,
  • hijyen malzemeleri,
  • ilkyardım malzemeleri,
  • battaniye veya uyku tulumu,
  • düdük,
  • el feneri,
  • pilli radyo,
  • yedek piller

bulunabilir.
Bebek, yaşlı, düzenli ilaç kullanan veya özel gereksinimi bulunan kişiler için çanta kişiselleştirilmelidir.
Afet çantasını hazırlayıp unutmayın.
Su ve gıdaların son kullanma tarihleri, piller, ilaçlar, çocuk kıyafetleri, belgeler ve aile iletişim bilgileri belirli aralıklarla kontrol edilmelidir.

Deprem sırasında bina içindeysek ne yapmalıyız?

Sarsıntı sırasında temel amaç kontrolsüz hareketten kaynaklanabilecek ek riskleri azaltmak ve baş-boyun bölgesini korumaktır.
Bina içerisindeyken;

  • sabitlenmemiş dolap ve raflardan uzak durulmalı,
  • pencere ve cam yüzeylerden uzaklaşılmalı,
  • güvenli bir noktada Çök-Kapan-Tutun uygulanmalı,
  • merdivenlere veya çıkışlara doğru koşulmamalı,
  • balkona çıkılmamalı,
  • pencere veya balkondan atlanmamalı,
  • asansör kullanılmamalıdır.

Çök-Kapan-Tutun ne demektir?

Çök: Dengenizi kaybederek savrulma veya düşme riskini azaltın.
Kapan: Başınızı ve ensenizi mümkün olduğunca koruyun.
Tutun: Sarsıntı sona erene kadar korunduğunuz sağlam noktaya tutunun.
Kurumsal planlarda kritik ayrım:
Sarsıntı anındaki korunma ile sarsıntı sonrasındaki tahliye aynı şey değildir. Sarsıntı devam ederken çalışanların topluca kapıya yönelmesi güvenli tahliye değildir.

Açık alanda deprem olursa ne yapılmalıdır?

Açık alanda bina cepheleri, camlar, tabelalar, duvarlar, direkler ve enerji hatları önemli risk kaynaklarıdır.
Mümkün olduğunca;

  • binalardan,
  • duvar diplerinden,
  • enerji hatlarından,
  • direklerden,
  • ağaçlardan,
  • taş veya kaya düşebilecek yamaçlardan
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  İstanbul Yangın Raporu 2026: Başvuru, Ücret ve Uygunluk Rehberi

uzaklaşılmalıdır.
“Binanın dışında olmak” tek başına güvenli olmak anlamına gelmez. Kurumsal toplanma alanları da bu riskler dikkate alınarak seçilmelidir.

Deprem sonrası ilk dakikalarda ne yapılmalıdır?

  • Önce kendi güvenliğinizi değerlendirin.
  • Çevrenizde acil yardıma ihtiyacı olan kişileri kontrol edin.
  • Gaz kokusu veya başka bir ikincil tehlike varsa güvenli alana geçin.
  • Hasarlı yapılara artçı sarsıntılar nedeniyle kontrolsüz olarak geri dönmeyin.
  • Resmî kurumların duyurularını takip edin.
  • Yolları acil yardım araçları için mümkün olduğunca açık tutun.
  • 112’yi yalnızca gerçek acil yardım ihtiyacında kullanın.

İşyerinde deprem acil durum planı nedir?

İşyerindeki acil durum planı, meydana gelebilecek acil durumlarda yapılacak iş ve işlemlerin önceden belirlenmesidir.
Deprem acil durum planı ise genel acil durum planının deprem senaryosuna özgü bölümüdür.
İyi hazırlanmış bir plan en az şu sorulara cevap vermelidir:

  • Deprem sırasında çalışan ne yapacak?
  • Sarsıntı bittikten sonra tahliye nasıl başlayacak?
  • Hangi çıkışlar kullanılacak?
  • Ana çıkış kullanılamazsa alternatif güzergâh neresi?
  • Asansörler nasıl yönetilecek?
  • Elektrik veya gaz hangi şartlarda ve kim tarafından kesilecek?
  • Acil durum ekipleri kimlerden oluşacak?
  • Yaralı varsa kim müdahale edecek?
  • Engelli veya özel gereksinimli kişiler nasıl desteklenecek?
  • Toplanma alanında sayımı kim yapacak?
  • Ziyaretçi ve taşeronlar nasıl kontrol edilecek?
  • Eksik kişiler nasıl değerlendirilecek?
  • Profesyonel ekiplere hangi bilgiler aktarılacak?
  • Binaya tekrar giriş kararı nasıl verilecek?
  • Kritik faaliyetler nasıl sürdürülecek?
  • Normal haberleşme çalışmazsa alternatif yöntem ne olacak?

İşyerlerinde deprem planının hukuki temeli

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında işveren; meydana gelebilecek acil durumları önceden değerlendirmek, çalışanları etkileyebilecek durumları belirlemek ve bunların olumsuz etkilerini önleyici ve sınırlandırıcı tedbirleri almakla yükümlüdür.
Acil durum planlama süreci genel olarak şu aşamalardan oluşur:

  1. Acil durumların belirlenmesi
  2. Önleyici ve sınırlandırıcı tedbirlerin alınması
  3. Görevlendirilecek kişilerin belirlenmesi
  4. Müdahale ve tahliye yöntemlerinin oluşturulması
  5. Dokümantasyon
  6. Tatbikat
  7. Planın gözden geçirilmesi ve yenilenmesi

Bu nedenle bir işyeri deprem planının yalnızca “Deprem olunca toplanma alanına gidilir.” cümlesinden oluşması yeterli değildir.

Deprem planı risk değerlendirmesiyle birlikte hazırlanmalıdır

Acil durum planı ile risk değerlendirmesi birbirinden kopuk hazırlanmamalıdır.
Örneğin bir fabrikanın deprem senaryosunda yalnızca binadan çıkış değil;

  • raf sistemlerinin devrilmesi,
  • kimyasal tank bağlantılarının zarar görmesi,
  • gaz hatlarının kırılması,
  • elektrik panolarının hasar görmesi,
  • makinelerin hareket etmesi,
  • yangın çıkması,
  • otomatik kapıların çalışmaması,
  • asansörlerin devre dışı kalması,
  • acil aydınlatmanın çalışmaması,
  • çıkış yollarının kapanması,
  • haberleşmenin kesilmesi

gibi ikincil senaryolar da değerlendirilmelidir.
Gerçek deprem senaryosu:
Deprem tehlikesi + işyerine özgü tehlikeler + insan maruziyeti + kritik sistemler + olası ikincil olaylar

Acil durum ekipleri nasıl organize edilmelidir?

Acil durum organizasyonunda görevlendirilen kişilerin yalnızca isimlerinin bir listeye yazılması yeterli değildir.
Her ekip üyesi şu soruların cevabını bilmelidir:

  • Görevim nedir?
  • Görevim nerede başlar ve nerede biter?
  • Kiminle iletişim kuracağım?
  • Kendi güvenliğimi tehlikeye atmadan ne yapabilirim?

Kurumsal görevlendirme çalışanları profesyonel arama-kurtarma personeline dönüştürmez. Ekip üyeleri yalnızca eğitim, ekipman ve yetkileri kapsamında hareket etmelidir.

Engelli ve özel gereksinimli kişiler için deprem planı

Acil durum planlarının yalnızca “ortalama çalışan” üzerinden hazırlanması önemli bir eksikliktir.
Planlama sırasında;

  • erişilebilir kaçış güzergâhları,
  • kişiye destek olacak görevliler,
  • yedek destek personeli,
  • görsel ve sesli uyarılar,
  • merdiven tahliye yöntemleri,
  • ilaç ve tıbbi cihaz gereksinimleri,
  • toplanma alanının erişilebilirliği

değerlendirilmelidir.
Kritik bir görevin yalnızca tek kişiye bağlanması doğru değildir. O kişinin deprem günü izinli, yaralı veya başka bir yerde olabileceği düşünülerek yedek görevlendirme yapılmalıdır.

Deprem tahliye planı nasıl hazırlanmalıdır?

Tahliye planı yalnızca bina krokisinin üzerine birkaç ok çizmek değildir.
Plan üzerinde veya ilgili dokümantasyonda;

  • kaçış yolları,
  • alternatif çıkışlar,
  • toplanma alanları,
  • acil durum ekipmanları,
  • ilkyardım malzemeleri,
  • görevliler,
  • acil irtibat bilgileri,
  • gerektiğinde elektrik ve gaz kesim noktaları

tanımlanmalıdır.
Ayrıca şu senaryolar test edilmelidir:

  • Ana çıkış kapanırsa ne olacak?
  • Bir merdiven hasar görürse alternatif rota var mı?
  • Acil aydınlatma çalışmazsa ne yapılacak?
  • Elektronik turnikeler açılmazsa manuel çözüm var mı?
  • Gece vardiyasında yeterli görevli bulunuyor mu?
  • Kalabalık ziyaretçi saatinde tahliye nasıl yönetilecek?
  • Otopark araç trafiği yaya tahliyesiyle çakışıyor mu?

Toplanma alanı nasıl seçilmelidir?

Toplanma alanı yalnızca “binanın önündeki boş alan” değildir.
Uygun bir alan;

  • binadan güvenli mesafede,
  • dış cephe elemanlarının düşme alanı dışında,
  • enerji hatlarından mümkün olduğunca uzak,
  • acil yardım araçlarının güzergâhını engellemeyen,
  • çalışan sayısına uygun büyüklükte,
  • özel gereksinimli kişilerin ulaşabileceği,
  • sayım yapılmasına uygun

olmalıdır.
Mümkünse alternatif toplanma alanı da belirlenmelidir.

Ziyaretçiler ve taşeron çalışanlar plana neden dahil edilmelidir?

Deprem sırasında işyerinde yalnızca kurum çalışanları bulunmayabilir.
Ziyaretçiler, öğrenciler, müşteriler, tedarikçiler, bakım personeli ve alt işveren çalışanları da tahliye ve sayım sisteminin parçası olmalıdır.
Özellikle;

  • okullar ve üniversiteler,
  • hastaneler,
  • oteller,
  • alışveriş merkezleri,
  • kamu binaları,
  • yoğun ziyaretçi alan işletmeler

için yalnızca bordrolu çalışan sayısı üzerinden planlama yapmak gerçek insan yükünü yansıtmayabilir.

Deprem tatbikatı nasıl yapılmalıdır?

Tatbikatın amacı çalışanları koridorda yürütüp fotoğraf çekmek değil, planın çalışmayan taraflarını ortaya çıkarmaktır.
Diğer işyerleri için acil durum tatbikatının en geç yılda bir yapılması gerekir.
Deprem tatbikatı üç temel aşamada uygulanabilir:

1. Sarsıntı anı

Çalışanlar Çök-Kapan-Tutun davranışını uygular. Sarsıntı senaryosu devam ederken merdivenlere veya kapılara kontrolsüz biçimde yönelinmez.

2. Tahliye

Sarsıntının sona erdiği kabul edildikten sonra güvenli tahliye başlatılır. Görevliler akışı yönlendirir, asansör kullanılmaz ve alternatif çıkışların işlevselliği değerlendirilir.

3. Toplanma ve sayım

Bölümler belirlenen noktalarda toplanır, sayım yapılır ve eksik kişiler merkezi koordinasyona bildirilir.
Tatbikat sonrasında şu sorular değerlendirilmelidir:

  • Çök-Kapan-Tutun doğru uygulandı mı?
  • Çalışanlar doğru çıkışları bildi mi?
  • Kaçış yolunda engel var mıydı?
  • Kapılar sorunsuz açıldı mı?
  • Özel gereksinimli çalışanların tahliyesi uygulanabildi mi?
  • Ziyaretçiler yönlendirilebildi mi?
  • Sayım sistemi çalıştı mı?
  • Haberleşme sistemi işledi mi?
  • Ekip üyeleri görevlerini biliyor muydu?
  • Tahliye sırasında tehlikeli davranışlar görüldü mü?

Başarılı tatbikat “hiç sorun çıkmayan” tatbikat değildir.
Gerçek olaydan önce sistemdeki eksiklikleri ortaya çıkaran ve bu eksikliklerin düzeltilmesini sağlayan tatbikat başarılıdır.

Acil durum planı kaç yılda bir yenilenir?

Tehlike sınıfı En geç yenileme süresi
Çok tehlikeli 2 yıl
Tehlikeli 4 yıl
Az tehlikeli 6 yıl

Ancak önemli değişikliklerde bu sürelerin dolması beklenmemelidir.
Örneğin;

  • bina veya kat değiştiyse,
  • çalışan sayısı önemli ölçüde değiştiyse,
  • yeni üretim hattı kurulduysa,
  • kimyasal proses eklendiyse,
  • yeni depo oluşturulduysa,
  • toplanma alanı değiştiyse,
  • gerçek bir acil durum yaşandıysa,
  • tatbikatta önemli eksiklik tespit edildiyse

plan yeniden değerlendirilmelidir.

Kurumsal haberleşme planı nasıl kurulmalıdır?

Büyük bir depremde bütün normal iletişim sistemlerinin çalışacağı varsayılmamalıdır.
En az üç katman düşünülebilir:

  1. Normal sistemler: Telefon ve kurumsal mesajlaşma.
  2. Alternatif sistemler: SMS, alternatif mobil iletişim veya acil bildirim sistemi.
  3. Sistemlerin çalışmadığı durum: Fiziksel toplanma noktaları ve önceden belirlenmiş irtibat zinciri.

Ayrıca kurum adına kimlerin bilgi paylaşabileceği önceden tanımlanmalıdır.

Deprem sonrasında binaya yeniden giriş nasıl yönetilmelidir?

Çalışanların bilgisayar, çanta veya kişisel eşyalarını almak için binaya kendi kararlarıyla tekrar girmesine izin verilmemelidir.
Hasar şüphesi bulunan yapılarda değerlendirme yetkin teknik kişiler ve ilgili kamu süreçleri çerçevesinde yapılmalıdır.
“Bina dışarıdan sağlam görünüyor.” ifadesi yapısal güvenlik kararı değildir.

Kritik kurumlarda iş sürekliliği neden önemlidir?

Hastaneler, enerji tesisleri, veri merkezleri, telekomünikasyon işletmeleri, belediyeler, üniversiteler, bankalar, lojistik merkezleri ve üretim tesislerinde hedef yalnızca insanları güvenli biçimde tahliye etmek değildir.
Kritik işlevlerin ne kadar sürede ve hangi şartlarda tekrar yürütülebileceği de planlanmalıdır.
Örneğin bir fabrikada;

  • prosesin güvenli durdurulması,
  • enerji izolasyonu,
  • kimyasal depo güvenliği,
  • yangın sistemleri,
  • kritik ekipmanlar,
  • tedarik zinciri

önemli olabilir.
Bir ofis işletmesinde ise veri yedekleri, alternatif çalışma alanı, haberleşme altyapısı ve müşteri hizmetlerinin sürekliliği öne çıkabilir.

Bireysel deprem hazırlığı için 20 maddelik kontrol listesi

  • ☐ Binamın yapısal güvenliği konusunda şüphem varsa profesyonel değerlendirme alıyorum.
  • ☐ Yüksek dolap ve kitaplıkları uygun yöntemle sabitliyorum.
  • ☐ Yatağın çevresinde devrilebilecek ağır eşya bulundurmuyorum.
  • ☐ Ağır eşyaları yüksek raflardan indiriyorum.
  • ☐ Dolap kapaklarının açılmasını azaltacak önlemleri değerlendiriyorum.
  • ☐ Kombi, şofben ve büyük cihazların güvenli montajını kontrol ettiriyorum.
  • ☐ Hasarlı elektrik ve gaz bağlantılarını onartıyorum.
  • ☐ Kaçış yolunu eşyalarla kapatmıyorum.
  • ☐ Elektrik, su ve gaz kesim noktalarını biliyorum.
  • ☐ Ailemle Çök-Kapan-Tutun uygulamasını çalışıyorum.
  • ☐ Aile afet planı hazırlıyorum.
  • ☐ Birinci ve alternatif buluşma noktasını belirliyorum.
  • ☐ En yakın resmî toplanma alanını kontrol ediyorum.
  • ☐ Şehir dışında ortak irtibat kişisi belirliyorum.
  • ☐ Afet ve acil durum çantası hazırlıyorum.
  • ☐ Çantadaki su, gıda, ilaç ve pilleri düzenli kontrol ediyorum.
  • ☐ Önemli belgelerin güvenli kopyalarını hazırlıyorum.
  • ☐ Çocuk, yaşlı ve özel gereksinimli aile bireyleri için plan yapıyorum.
  • ☐ Deprem sonrasında binaya kontrolsüz dönmemem gerektiğini biliyorum.
  • ☐ Resmî kurumların bilgilendirmelerini takip ediyorum.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  Çocuklar İçin Havuz Güvenliği: Alınması Gereken 10 Önlem

Kurumlar için 25 maddelik deprem hazırlık kontrol listesi

  • ☐ Deprem, risk değerlendirmesinde acil durum senaryosu olarak ele alındı.
  • ☐ Binanın yapısal durumuyla ilgili gerekli teknik süreçler yürütüldü.
  • ☐ Yapısal olmayan tehlikeler için bölüm bazlı tehlike avı yapıldı.
  • ☐ Yüksek raf ve dolaplar kontrol edildi.
  • ☐ Makine ve kritik ekipmanların sabitliği değerlendirildi.
  • ☐ Kimyasal ve basınçlı gaz sistemleri incelendi.
  • ☐ Elektrik ve gaz kesim noktaları belirlendi.
  • ☐ Acil çıkış yolları açık tutuluyor.
  • ☐ Alternatif tahliye güzergâhları belirlendi.
  • ☐ Tahliye planları görünür noktalarda bulunuyor.
  • ☐ Toplanma alanının güvenliği değerlendirildi.
  • ☐ Alternatif toplanma alanı belirlendi.
  • ☐ Acil durum ekipleri oluşturuldu.
  • ☐ Ekiplerin yedek üyeleri belirlendi.
  • ☐ Özel gereksinimli kişiler için tahliye yöntemi hazırlandı.
  • ☐ Ziyaretçi ve taşeronların tahliyesi planlandı.
  • ☐ Çalışanlar Çök-Kapan-Tutun davranışını biliyor.
  • ☐ Deprem tatbikatları uygulanıyor ve raporlanıyor.
  • ☐ Tatbikat eksiklikleri için düzeltici faaliyet açılıyor.
  • ☐ Çalışan sayım sistemi oluşturuldu.
  • ☐ Alternatif haberleşme yöntemi belirlendi.
  • ☐ İlkyardım malzemeleri erişilebilir durumda.
  • ☐ Deprem sonrası yeniden giriş yetkisi tanımlandı.
  • ☐ Kritik iş süreçlerinin devamlılığı planlandı.
  • ☐ Acil durum planı değişikliklerden ve gerçek olaylardan sonra gözden geçiriliyor.

Deprem planlarında en sık yapılan hatalar

Planı internetten indirip yalnızca kurum adını değiştirmek

Her işletmenin fiziksel yapısı, çalışan sayısı, kullanılan ekipmanları ve çevresel riskleri farklıdır. Başka bir kuruluşun planını isim değiştirerek kullanmak işyerine özgü gerçek risk değerlendirmesi oluşturmaz.

Depremi yalnızca tahliye olarak görmek

Deprem sırasında ilk aşama tahliye değil korunmadır. Tahliye sarsıntı sona erdikten sonra başlar.

Yalnızca ana çıkışı planlamak

Ana çıkışın deprem nedeniyle kullanılamayabileceği düşünülmelidir.

Toplanma alanını bina girişine yerleştirmek

Camlar, cephe elemanları ve diğer düşen malzemeler nedeniyle bina girişleri riskli olabilir.

Acil durum ekibini yalnızca isim listesinden ibaret görmek

Eğitim almayan, görevini bilmeyen veya vardiyada bulunmayan bir ekip yalnızca kâğıt üzerinde vardır.

Özel gereksinimli kişileri ve ziyaretçileri unutmak

Standart tahliye güzergâhı herkes için uygun olmayabilir ve işyerindeki herkes bordrolu çalışan değildir.

Tatbikatı fotoğraf organizasyonuna dönüştürmek

Tatbikatın başarısı fotoğraf çekmekle değil, gerçek olaydan önce eksiklikleri ortaya çıkarıp gidermekle ölçülmelidir.

Deprem çantasını tek başına hazırlık sanmak

Afet çantası önemlidir ancak yapısal riskin, sabitlenmemiş dolabın veya çalışmayan tahliye sisteminin yerine geçmez.

Örnek kurumsal deprem senaryosu

Saat 14.20’de 320 çalışanı ve yaklaşık 80 ziyaretçisi bulunan bir işletmede güçlü bir deprem hissedildiğini düşünelim.
Sarsıntı başladığında çalışanlar tahliyeye başlamaz; önceden öğretilen Çök-Kapan-Tutun davranışını uygular.
Sarsıntı sona erdikten sonra tahliye organizasyonu devreye girer. Bir bölümde tavan elemanlarının düştüğü görüldüğü için ana güzergâhın bir kısmı kullanıma kapatılır ve alternatif çıkış devreye alınır.
Çalışanlar ve ziyaretçiler belirlenen toplanma alanına yönlendirilir ve bölüm sorumluları sayım yapar.
İki kişinin eksik olduğu görülür.
Ancak ekipler hemen binaya gönderilmez. Önce devam kayıtları, ziyaretçi bilgileri ve bölüm sorumlularından bilgi alınır. Bir çalışanın dış toplantıda olduğu, diğerinin ise farklı çıkışı kullanarak alternatif toplanma alanına ulaştığı doğrulanır.
Daha sonra gaz kokusu bildirilmesi üzerine güvenli alan genişletilir, yeniden giriş yasaklanır ve profesyonel ekiplerden destek istenir.
Tatbikat sonrasında;

  • bir acil çıkış kapısının önünde malzeme bulunduğu,
  • ziyaretçi listesinin toplanma alanına geç ulaştığı,
  • bir yedek ekip sorumlusunun görevini bilmediği

tespit edilir.
Başarılı bir tatbikatın sonucu “hiç sorun yok” değildir. Asıl başarı, gerçek depremden önce bu üç sorunun bulunması ve giderilmesidir.

Tehlike avı neden güvenlik kültürünün parçasıdır?

Tehlike avının en önemli katkılarından biri insanları pasif afet izleyicisinden aktif risk azaltıcıya dönüştürmesidir.
“Deprem gelirse yapacak bir şey yok.” düşüncesinin yerine;

  • “Devrilecek dolabı bugün sabitleyebilirim.”
  • “Binanın yapısal durumu için profesyonel değerlendirme yaptırabilirim.”
  • “Ailemle nerede buluşacağımızı belirleyebilirim.”
  • “İşyerindeki kaçış yolunu bugün kontrol edebilirim.”
  • “Tatbikat yaparak planın gerçekten çalışıp çalışmadığını görebilirim.”

yaklaşımı gelir.

Kurumsal açıdan temel ilke: plan değil sistem kurmak

Bir kurumun yüz sayfalık acil durum planı bulunabilir. Ancak;

  • çalışanlar toplanma alanını bilmiyorsa,
  • dolaplar sabit değilse,
  • acil çıkış kapısı kullanılamıyorsa,
  • ekip üyeleri görevlerini bilmiyorsa,
  • özel gereksinimli kişiler için tahliye yöntemi yoksa,
  • tatbikat yapılmıyorsa

güçlü bir afet hazırlık sisteminden söz etmek zordur.
Kurumsal deprem hazırlığının üç temel sorusu şunlardır:
Risklerimizi biliyor muyuz?
Kim ne yapacağını biliyor mu?
Planımızı gerçekten denedik mi?
Bu sorulardan birinin cevabı “hayır” ise hazırlık tamamlanmış değildir.

Sık Sorulan Sorular

Deprem tehlike avı nedir?

Ev, okul veya işyerinde sarsıntı sırasında devrilebilecek, düşebilecek, kırılabilecek, hareket edebilecek, yangın çıkarabilecek veya tahliyeyi engelleyebilecek unsurların önceden belirlenip azaltılmasıdır.

Deprem sırasında hemen dışarı çıkmalı mıyız?

Hayır. Bina içerisindeyken sarsıntı devam ettiği sürece çıkışlara veya merdivenlere doğru koşmak yerine uygun bir noktada baş ve boyun korunarak Çök-Kapan-Tutun uygulanmalıdır. Tahliye sarsıntı sonrasında yapılır.

Deprem sırasında asansör kullanılır mı?

Hayır. Deprem sırasında asansör kullanılmamalıdır.

Aile afet planında neler bulunmalıdır?

Aile iletişim yöntemi, birincil ve alternatif buluşma yerleri, şehir dışı irtibat kişisi, çocuklar ve özel gereksinimli bireyler için düzenlemeler, tahliye yöntemi ve resmî toplanma alanı temel unsurlardır.

İşyerlerinde deprem acil durum planı zorunlu mudur?

İşverenlerin meydana gelebilecek acil durumları değerlendirmesi ve mevzuata uygun acil durum planlaması yapması gerekir. Doğal afetler de işyerine özgü şartlar çerçevesinde değerlendirilmesi gereken acil durumlar arasındadır.

İşyerinde acil durum tatbikatı ne sıklıkla yapılır?

Maden işyerlerine ilişkin özel hükümler saklı olmak üzere diğer işyerlerinde acil durum tatbikatının en geç yılda bir yapılması gerekir.

Acil durum planı kaç yılda bir yenilenir?

Planlar, değişiklik nedeniyle daha erken yenilenmesi gerekmiyorsa çok tehlikeli işyerlerinde en geç 2 yılda, tehlikeli işyerlerinde 4 yılda ve az tehlikeli işyerlerinde 6 yılda bir yenilenir.

Deprem çantası hazırlamak yeterli midir?

Hayır. Afet çantası hazırlığın yalnızca bir parçasıdır. Yapısal güvenlik, tehlike avı, aile planı, doğru deprem davranışı, toplanma alanı, kurumsal tahliye ve tatbikat sistemi birlikte ele alınmalıdır.

Kısa değerlendirme

Depremi engelleyemeyiz; ancak deprem meydana gelmeden önce verdiğimiz çok sayıda küçük karar afetin insanlar ve kurumlar üzerindeki etkisini değiştirebilir.
Bir dolabı sabitlemek tehlike avıdır.
Aileyle buluşma yeri belirlemek afet planlamasıdır.
Çalışana Çök-Kapan-Tutun öğretmek hazırlıktır.
Alternatif kaçış yolu oluşturmak mühendislik ve organizasyon tedbiridir.
Tatbikat yapmak planı test etmektir.
Tatbikatta bulunan hatayı düzeltmek ise gerçek güvenlik yönetimidir.
Sonuç:
Deprem acil durum planı ancak şu döngü çalışıyorsa anlam kazanır:
Tehlikeyi belirle → Riski azalt → Görevleri tanımla → Doğru davranışı öğret → Planı tatbik et → Eksikleri düzelt → Sistemi sürekli güncel tut.

Kaynaklar

  • Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) – Deprem Öncesi, Anı ve Sonrası Alabileceğiniz Önlemler
  • AFAD – Deprem İçin Önlemlerinizi Alın
  • AFAD – Afet ve Acil Durum Çantası
  • AFAD – Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği
  • 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
  • T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı – Acil Durum Planı Hazırlama Rehberi
  • İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik
  • Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP)
  • World Health Organization – Afetlerde Sağlık Tesislerinin Güvenliği ve İşlev Sürekliliği Çalışmaları

Mevzuat ve güvenlik notu: İçerik Ağustos 2026 itibarıyla erişilebilen resmî kaynaklar esas alınarak hazırlanmıştır. Binanın yapısal deprem güvenliği yalnızca gözlem veya tehlike avıyla belirlenemez; gerektiğinde yetkin teknik kişiler tarafından profesyonel değerlendirme yapılmalıdır. İşyerlerinde ise acil durum planı işletmenin gerçek riskleri ve yürürlükteki mevzuat dikkate alınarak hazırlanmalıdır.

Google Analytics aracılığıyla site trafiğini analiz etmek için çerez kullanıyoruz. Cookie Policy

Whatsapp Bana Yaz